Birlikte çalıştığım ya da çalışacağım hemen herkes bana aynı soruyu soruyor:
“Enerji işlerine nasıl girdin?”
Olan her şeye bakıyorum da, bu kadar planlı programlı olan ben, bu işe girmedim; olaylar kendiliğinden gelişti.
Ben bu gelişmeleri biraz anlatayım.
Kozmik enerji ile 2016’da ilk kez üniversiteden arkadaşım Okan’ı ziyaret etmek için gittiğim Cosmomia’da tanıştım. Oraya kadar gitmişken bir kozmik enerji uygulaması da almıştım; Okan’ın sonradan söylediğine “Bu işler pek benlik değil” deyip burun kıvırmışım. İtiraz etmiyorum, kesin yapmışımdır 🙂 Yani ne alaka di mi? Bu zamana dek aldığım tüm batılı deterministik eğitimlere ve mühendis beynime çok ters 🙂
Hayatımdaki ilk enerji çalışması deneyimiydi ve hem seans sırasında hem de sonrası değişik deneyimler yaşamıştım. Tesadüftür deyip o kadar da oralı olmadım ama tohumlar ekilmişti bir kere.
Ben 2020’ye dek içinden bir türlü çıkamadığım duygu, zihin ve sağlık sorunları yaşarken aradığım çözümü ne batı tıbbında, ne de denediğim çeşitli tamamlayıcı şifa tekniklerinde bulamadım. Yoga’nın çok büyük desteği oldu ama yeterince hızlı değildi; hemen sonuç görmeye alışmış zihnimi o da kesmedi.
2020 sonunda Okan’ın kapısını yeniden çaldım ve düzenli çalışmaya başladık. Çalışma süremiz bitmeden önce, “Tüm bunları ben de öğrenebilir miyim?” sorusuyla içimdeki tohum yeşermeye başlamıştı..
Kozmik enerji bende uzun süredir uğraştığım mide rahatsızlıklarımı çözmemin ötesinde, zihnimin berraklaşmasına da destek olmuştu. Hatta o dönemde bir Reels yapmıştım; şarkısı “I can see clearly now, the rain has gone” idi.
Gerçekten de tam olarak öyle hissettiriyordu.
Ne istediğimi öncelikle kendime net ifade edebiliyordum, başıma gelen olayların girdabına kapılmak yerine büyük resimden görebildiğimi hissediyordum.
Çocuklarımdan gelen “Anne artık daha çok kahkaha atıyorsun”,
Eşimden gelen “Bu aralar daha az öfkeleniyorsun”,
Çalışma arkadaşlarımdan duyduğum “Üzerinde bir dinginlik var senin” yorumları da benim içimde olanların dışa yansımasıydı adeta…
Kendim ve ailem için öğreneyim diye başladığım Kozmik Enerji Uygulayıcılığı eğitimi, 3 kanal, 5 kanal derken Master’lığa; ardından Magister, Zoroaster, Chutta Blok ve Sinerji seviyelerine kadar ilerledi. Süreç içinde yoga ve Pinkodu ile birleşerek “Kişisel Keşif ve Dönüşüm” danışmanlığına evrildi.
Her yaptığım çalışmaya önce “biraz kendime iyi gelsin” diye başlarken, aslında hiç de yalnız olmadığımı fark ettim. Benimle benzer konuları yaşayan, destek arayan başka insanlar da yoluma çıkmaya başladı. Kendimi şifalandırırken, benimle çalışmak isteyenlerle doğal bir şekilde yollarımız kesişti.
Kozmik enerjinin çalışma alanları gerçekten çok geniş: fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal ve boyutsal. Migren ve sindirim rahatsızlıklarından iş ve ilişki konularına; bağımlılıklardan kilo dengesine kadar pek çok alanda destek sunuyor.
Bende ilk yansıması; hayatımdaki hiçbir şey değişmemesine rağmen daha az stres hissetmem ve hayatın akışına daha rahat katılabilmem oldu. İflah olmaz bir kahve bağımlısıyken bugün hiç zorlanmadan günde bir tane “keyif kahvesiyle” yaşayabiliyor olmam ya da uzun yıllar uğraştığım kilo ve mide meselelerinin dengelenmesi, bu sürecin hayatımdaki somut karşılıklarından sadece birkaçı.
Bunlar benim deneyimlerimden küçük örnekler. Ailemde ve birlikte çalıştığım kişilerde de benzer dönüşümlere sıkça tanık oluyorum; onları da yeri geldikçe, izinleriyle Instagram’da “Öne Çıkanlar” bölümünde paylaşıyorum.
Bunları anlattığımda, “Bir seans almak hayatımdaki tüm problemleri çözer mi?” diye soranlar oluyor.
Cevabım kocaman bir HAYIR.
Hayat devam ettikçe, farklı şekillerde çözülmesi gereken konular da karşımıza çıkmaya devam ediyor.
Kozmik enerji size bunları çözme gücü ve bakış açısı desteği veriyor.
Aslında olan şu: Fırtına dindiği için değil, siz fırtınanın içinde merkezde kalmayı öğrendiğiniz için hayat kolaylaşıyor. Benim için kozmik enerji; sadece bir şifa tekniği değil, o deterministik eğitimlerimin üzerine inşa ettiğim; hayatın akışıyla kurduğum yeni ve daha geniş bir ortaklık dili.
Eğer sizin de hayatınızda ‘bir şeyler değişmeli ama nereden başlayacağımı bilmiyorum’ dediğiniz bir kör nokta varsa, belki de o tohumun yeşerme vakti gelmiştir. Kendi merkezini bulma ve o içten gelen dinginliği keşfetme yolculuğunda bir gün bir yerlerde yollarımız kesişirse, bu hikayeyi bir de yüz yüze konuşuruz.
Şimdilik, akışta ve dengede kalın.

